Kırmızı Biber ve Kendini İspatlama: Bir Market Müdürünün Garip Günü

Kırmızı Biber ve Kendini İspatlama: Bir Market Müdürünün Garip Günü · Avonetics
Amazon Basics Neoprene Dumbbell Hand Weights
3 pound dumbbell hand weight (set of 2) for exercise and strength training. LONG-LASTING NEOPRENE COATING: Purple neoprene texture offers long lasting durability and comfortable gr…
See it →
İki hikaye, internetin en popüler intikam ve adalet topluluklarının bugünlerde paylaştığı garip günlük adalet anlarını yansıtıyor.
İlk hikaye bir süpermarketten geliyor. Ben bir süpervizördüm ve işimin bir parçası, self-checkout'lar kendi özerk yaşamlarını sürdürdüğünde müşterilere yardım etmek, kayıt sorunlarını çözmek, siparişleri iptal etmek ve normal bir vardiyada ortaya çıkan küçük yangınları söndürmek. Bu günkü vardiyam aslında oldukça iyi gidiyordu.
Read nextMüdür 'Her Dakikanızı Kaydedin' Şartı Koştu: Zeki Çalışan Sistemi Kendi Silahıyla Vurdu!
Müşterilere yardım ediyordum, sorularımı yanıtlıyordum, checkout sorunlarını çözüyor, herkes de oldukça normal davranıyordu. Sonra self-checkout'ta duran bir müşteriyi fark ettim; bir elektrikli bisiklete binmişti ve kırmızı biberleri kontrol ederken sorun yaşıyordu. Bu ürünler, ne hikmetse insanlara sürekli sorun çıkarıyor. Ürün arama sistemi mi yoksa başka bir şey mi bilmiyorum, ama yeterince insanla yardım ettiğim için kırmızı biber başına gelenleri hemen anlıyorum.
Doğal olarak, ona yardım etmek için yaklaştım. Ama hemen ardından adam bana baktı ve dedi ki: "Yardımınızı istemiyorum. Yardımınıza ihtiyacım yok." Tamam, adil. Ben de dedim ki "Tamam" ve uzaklaştım. Normalde, birinin açıkça zorlandığını görürsem, geri dönüp yardım teklif ederim. Ama adam çok açık olmuştu. Yardımımı istemiyordu. Ben de talebine saygı duyup çok, çok dikkatli davrandım. Malicious compliance başlasın.
Sonraki birkaç dakika boyunca diğer görevlerime devam ettim. Başka bir müşteri yardım istiyor muydu? Yardım ettim. Başka birinin checkout'ı mı karışık? Onunla ilgilendim. Kayıt sorunu mu var? Çözdüm. Soru mu var? Cevap verdim. Bu arada, adam kırmızı biberlerle mücadele ediyordu. Fark ettim ki farklı şeyleri deniyor, hâlâ olmuyor. Etrafına bakınıyordu, sonra bana bakıyordu. Ve bir şekilde sanki bana kılıç sallıyormuş gibi bakıyordu. Çünkü, bayım... Siz açıkça bana yardım istemediğinizi söylediniz. Ben de tam olarak istediğinizi yapıyorum.
Bir noktada, birkaç metre ötedeki bir müşteriye yardım ettim. O adam bütün olayı izledi. O müşteriyi yardım ettim, sorunu çözdüm ve hemen geri döndüm. Adam sanki gözlerini sanki yanaklarıma sokuyormuş gibi bakıyordu. Ama oraya gitmedim. Çünkü onun talimatlarını hatırlamıştım: "Yardımınızı istemiyorum. Yardımınıza ihtiyacım yok." Anlaşıldı. Mesaj alındı. Sipariş deneyimin artık tek başına bir maceradır. Kırmızı biber senin son patronun. İyi şanslar.
Sonunda, birkaç dakika mücadele ettikten sonra, yardım kabul etmenin daha kötü olabileceğine karar verdi ve... pes etti. Kayıt cihazını bıraktı, mağazadan çıktı ve gitti. Onu bisikletiyle uzaklaşırken izledikten sonra, sakin bir şekilde terk edildiği self-checkout'a yaklaştım, bitmemiş işlemi buldum ve tüm siparişi iptal ettim. Ve bu kadar.
İkinci hikaye ise bir donanım mağazasından geliyor. Bir dolap menteşesi ararken, bir adam geldi ve bana menteşelerin nerede olduğunu sordu. Ona, çalıştığım yeri bilmediğimi, dolap menteşesi olmadığını söyledim. Adam, sepetimdeki kırık menteşeye baktı ve dedi ki, "Ama açıkça ne aradığını biliyorsun." Ben de ona, bunu kendim anlamaya çalıştığımı söyledim.
Adam uzaklaştı, sonra birkaç dakika sonra arkadaşıyla birlikte bir dolap kapısıyla geri geldi. Bana baktı ve dedi ki, "Bu, bahsettiğim adam." Ona bir kez daha, orada çalışmadığımı söyledim. Arkadaşı özür diledi, ama ilk adam bana en azından hangi menteşenin uyacağını sorup sormayacağımı sordu. Cevap vermeden önce, bir çalışan yanımıza geldi. Müşteri hemen, benim ona yardım etmeyi reddettiğimi söyledi.
APTRO Men's Hawaiian Shirt Button Down
APTRO Men
See it →
Çalışan bana, sonra da müşteriye baktı ve dedi ki, "O burada çalışmıyor." Adam bir saniye orada durdu. Sonra bana doğru döndü, arkamdaki rafa baktı ve menteşelerin tüm zaman boyunca orada olduğunu fark etti. Bir tane aldı ve hiçbir şey söylemeden gitti.
Topluluk tepkileri karmaşık. Bir kişi şöyle dedi: "İnsanlar her zaman zihin okumanız gerektiğini düşünecekler." Başka biri şöyle argüman etti: "Ve kuşkusuz, yardımı reddettiği için haklı hissettiğini, bunun da seni rahatsız ettiğini düşünüyorum." Bir üçüncü yorum, insanların bazen yardım teklif etmeye devam etmeyi beklediğini, aksi takdirde öfke patlaması yaşanabileceğini öne sürüyor: "Sesi gibi, tekrar teklif etmemi bekliyordu, böylece yardım etmeye çalıştığım için bana saldıracaktı, böylece öfkesini üzerime atacaktı." Bir diğer yorum, müşterinin asla yardım istemediğini, ancak yine de bir şeyler yapmaya çalışılması gerektiğini öne sürüyor.
İki kamp oluştu. Camp A, süpervizörün müşteriyi kurtarmak için açık bir "hayır"ı görmezden gelmesi gerektiğini savunuyor. Bir kişi şöyle argüman etti: "İnsanlar her zaman zihin okumanız gerektiğini düşünecekler." Başka biri şöyle dedi: "Ve kuşkusuz, yardımı reddettiği için haklı hissettiğini, bunun da seni rahatsız ettiğini düşünüyorum." Bir diğer yorum, müşterinin muhtemelen öfkelenebileceğini, ancak süpervizörün intikamının haklı olduğunu öne sürüyor.
Camp B, müşterinin talimatı açıkça ifade edildiği için saygı görmesi gerektiğini, süpervizörün ise bu talimatı ihlal ettiği görüşü hakim. Bir kişi şöyle argüman etti: "İnsanlar her zaman zihin okumanız gerektiğini düşünecekler." Başka biri şöyle dedi: "Ve kuşkusuz, yardımı reddettiği için haklı hissettiğini, bunun da seni rahatsız ettiğini düşünüyorum." Bir diğer yorum, müşterinin özgürlüğünü savunuyor: "Asla yardım istemedi. Yapabilirdi, ama hayır." Bir diğer yorum, süpervizörün malicious compliance ile intikam almanın etik olmadığını savunarak, bir kez daha müşterinin talimatını ihlal edildiğini vurguluyor.
Geleneksel tartışma akışı: Host 1, hikayeyi ve Camp A'nın en güçlü argümanlarını sunarak başlıyor. Host 2, Camp B'nin karşı argümanlarını sunarak, müşterinin talimatını ihlal edildiğini belirtiyor. Tartışma, her iki tarafın da birbirini dinlemesi, ancak taviz vermemesi ile sona eriyor.
Hüküm soru: Bir perakende çalışanı, bir müşterinin açık "yardım istemiyorum" talimatını ne zaman görmezden gelebilir ve malicious compliance ile intikam alabilir? Yoksa müşterinin talimatına saygı duymak her zaman daha etik midir?
Bu hikaye, topluluğun farklı yorumları ışığında, perakende sektöründe sınırların nerede çekildiği ve bir süpervizörün intikamın sınırlarını nereye kadar zorladığına dair merak uyandırıyor. Programın sunucuları, bu hikayeyi derinlemesine inceliyor.
Amazon Basics AAA Long-Lasting Alkaline Batteries
100-pack of 1.5 volt AAA alkaline batteries for reliable performance across a wide range of devices. DEVICE COMPATIBLE: Ideal for game controllers, toys, flashlights, digital camer…
See it →